Yeni Anayasacılık Salgını

0

21. yüzyılın ilk on beş yılını bitirdik. Bu zaman diliminin özeti yeni anayasacılık salgını oldu demek yanlış olmaz.

Batı ve Uzak Batı topraklarında, ellerindeki siyah çantalar içinde yeni-anayasa şablonu olan bir takım kerli ferli adamlar sürekli seyahatlere çıkıyorlar.

*

Bunların yeni anayasa şablonları basit.

Şablonlarında ulusal devlet silinmiş. Daha doğrusu, şablonlarıyla kondukları ülkelerde yaşayan insanların ulus/millet olduklarını ilan eden cümleleri siliyorlar. Uluslar, egemenlik hakkına sahip olamayacak birer “ahali” haline çevrilmişler. Böylece egemenlik hakkı sahipsiz kılınmış, devletin de ulusal/milli devlet olarak kurulması mümkün olmaktan çıkarılmış. Ulusal/milli devletle birlikte, neredeyse otomatik biçimde laik devlet anlayışını da yok ediyorlar. Yaptıkları bu işe “tek biçimciliğe son vermek” diyorlar.

*

Getirdikleri yeni-anayasalarda iki temel direk oluyor. Biri toplumu, diğeri toprağı bölmek.

Şablonlarında çok-milliyetli ahali düsturu var. Yeni-anayasa biçtikleri tüm ülkelerde insanları etnik kökenlerine göre ayırmışlar. Her etnik kökene, hatta mensupları kalmamış ve müzelik hale gelmiş olanlara bile, birer anayasal-siyasal kimlik kartı veriyorlar. Ülkede görülecek her işi, imal ettikleri bu etnik topluluklar arası pazarlık konusu sayıyor, devletin kuruluşunu da buna göre ayarlıyorlar. Etnisitelere ya da diğer adıyla milliyetlere özerklik dağıtıyorlar ve bu işe “çokkültürcülük” temelinde “çoğulcu anayasa” yapmak diyorlar.

Çok-milliyetli ahali düsturu, yalnızca zamanımızın ırkçılığına, yani “etnik kökenciliğe” dayanmıyor. Toplumu etnik-ırklara bölmek, aynı zamanda din, inanç, mezhep ayrımı yapmak demek. Pekiştiriyorlar. Din, inanç, mezhep de kimliklendiriliyor. Laiklik düsturunu silerek yaptıkları bu işe “özgürlükçü anayasa yapmak” adını veriyorlar.

Şablonlarında çok-parçalı toprak düsturu var. Yeni-anayasalar yalnızca toplumu bölmüyor. Aynı zamanda toprağı da bölüyor. Şablonu yerleştikleri ülkede egemenliğin alanını özerk ya da federe bölgelere ayırıyorlar. Bununla da yetinmiyor, her idari bölgeyi adeta potansiyel özerk bölge, federe birim gibi kuruyorlar. Şimdi idari birim, ama gelecek zamanın herhangi bir anında siyasi irade sahibi parça olabilecek şekilde…

Toprağı bölerken, toplumu bölme işleminden yararlanıyorlar. Yeni-anayasa şablonu etnik anadillerin kimilerini ülkenin tümü için resmi dil kılıyor. Tüm anadilleri, eğitim dili haline getiriyor. Bazı anadillerin belirli bölgelerde resmi dil olmasını sağlıyor. Bazı idari birimlerde başka bir anadilin resmi dil olup olmayacağını da, o bölgede referandum yapılması koşuluna bağlıyor.

*

Çokkültürcü, çoğulcu ve özgürlükçü yeni anayasacılık… Sahibi, ortaya çıktığı ülkenin halkı değil. Batı ve Uzak Batı ülkelerinden, bu ülkelerce yapılan işgalleri takiben gelen kara çantalı adamlar.

Bu adamlar, on beş yıldan bu yana, ülkemizde çeşitli kılıklar altında dolaşıp duruyorlar. Kimi zaman Avrupa Birliği’nin hizmetkarı olarak, kimi zaman Amerika’nın eski büyükelçisi olarak, kimi zaman da AB salonlarında kabul görmüş “sivil toplum kuruluşu” temsilcisi kılığında…

*

Anadolu’nun şu ya da bu kasabasında, “Türkiye için Yeni Anayasa Şart” diye konuşmalar yapan siyasetçiler ve siyasetçi adayları dikkat! Ağzınızdan çıkan bu söz, kendi aklınızın pınarından gelmiyor.

Yeni Anayasa Kampanyası yapmak için hazırlananlar, dikkat! Bu kampanyanın şablonu birilerince bize ihraç edilmiş hayırsız bir ürün.

Bu, 21. yüzyılın oyunudur. Aman, bu pis oyuna gelmeyin.

Paylaş

Yazar Hakkında

Birgül Ayman Güler

Yorum yapabilirisiniz

12 − two =