VATANA BAĞLILIK ŞARTI

0

Bazen öyle olur ki, düşünüpte ifade edemediğiniz bir şeyi belki 5
yaşındaki bir çocuk arkadaşıyla sohbetinde söyler ve onun haberi
olmadan sizi çok mutlu eder ya, işte öyle bir kitabı adeta
heceliyorum.
Kitabın adını “dip not” olarak vereceğim. Ama içinde bir bölüm var ki,
bir çok kez okumaya değer.
“…….Vatana Bağlılık Şartı: Azınlıkların azınlık haklarından
faydalanabilmesi için içinde yaşadıkları ülkeye bağlılık
göstermelerine gerek olup olmadığı tartışması Birleşmiş Milletler
Dönemi’ne Milletler Cemiyeti döneminden miras kalmıştır. Milletler
Cemiyeti Genel Kurulu konuya dair 1922 yılında aldığı bir kararda
yaşadıkları ülkeye bağlılığın azınlıkların görevi olduğunu; ikinci
kararda da  Cemiyet Sekreteryası’nın tek görevinin azınlık
çalışmalarının uygulanmasına dair Konsey’e bilgi vermek değil,aynı
zamanda azınlıkların içinde yaşadıkları ülkeye karşı görevlerini nasıl
yerine getirdikleri konusunda konseyi bilgilendirmek olduğunu
belirtmiştir. İşte bu iki karadan beri, ‘Vatana bağlılık’ şartının
azınlıkların azınlık haklarından faydalanmaları için gerekli olup
olmadığı,, hukuki bir şart olup olamayacağı ve hukuken gözetilip
gözetilemeyeceği tartışılmaktadır.
BM Ayırımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt Komisyonu
Ocak 1950 tarihli üçüncü toplantısında İnsan Hakları Komisyonu’na
sunulmak üzere yaptığı azınlık tanımının 3. Paragrafında, azınlıkların
vatandaşı oldukları devlete bağlılık göstermek zorunda olduklarını
belirtir. Öylelikle, ‘Vatana bağlılık’ şartı BM dönemine de  taşınmış
olur…..” (Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuki Zemini. Olgun
Akbulut. 12. Levha Yayıncılık. Nisan 2008. İstanbul. S. 78.)
Bu tanım ve uygulama üzerine söz söylemek isteyen varsa beri gelsin.
Türkiye, Türk Milleti’nin kadim vatan toprağıdır. Buradan kimse
kendisine pay çıkarmasın.
Türk de birkaç bin yıldır tarihe yön vermiş bir milletin adıdır.
Beyler; unutulmamalıdır ki; Tarihini bilmeyen milletlerin coğrafyasını
başkaları çizer.”
Bu milletin tarihini bilmemek için gayret sarfedenler olabilir. Hatta
zaman zaman da kafa karıştırmak için çorbaya limon yerine sarışsak
katanlar olabilir.
Ama bu milletin gerçek sahipleri kendi tarihini bilirler. Hem adam
gibi bilirler.
Kendini insan zannedenlerle insan olanları birbirinden ayıran kanımca
bilgi dağarcığıdır.
Derler ya; Sokma akıl yedi adım gider.”sonra da duvara toslayanlar bu
ülkede çok olmuştur.
Akıllanmayıp halen buna talip olanların olması gerçeği değiştirmez.
Zira; Gerçek hiçbir zaman şüpheden kötü olamaz. 28.01.2016. Alaeddin
USTA. Ankara.
Meritokrasi11@gmail.com

Paylaş

Yazar Hakkında

Alaeddin Usta

Yorum yapabilirisiniz

1 + 7 =