Ulusalcılık ve Karşıtları

0

Yazımızın başlığı sayın Prof. Dr. Birgül Ayman Güler’in Haziran 2015’te Pozitif Yayınları tarafından yayınlanan kitabının adı.

Kitabın birinci bölümü: Evrenselcilik ve Küreselcilik

İkinci bölüm: Etnik Bölücülük

Üçüncü bölüm: Ulusalcılık

Dördüncü bölüm: (Y)CHP ve Etnikçilik

Son bölüm: Sonuç

Başlıklarını taşıyor.

Kitabın (eserin) her bölümü çok değerli bilgiler içeriyor. Bu bilgilerin, şahsen, başka kaynaklarda böyle derli toplu bulunabileceğini sanmıyorum.

Eserin Evrenselcilik ve Küreselcilik bölümünde şöyle bir paragraf var:

“Son elli yılda yükselen küreselcilik, üretim temelini post-Fordizm’den, felsefi temelini postmodernizmden kazandı. Evrensel değercilik ilginç biçimde ‘her şey görelidir, her şey geçicidir’ çığlıkları arasında yükseldi.

Her şey göreli iken asgariye indirgenmiş evrensel, görüntüde çok çeşitlilik, çok kültürlülük, hep geçicilik ortamında kendini tek ve sürekli olarak herkese aynı anda dayattı. Çok çeşitlilik çılgınlığı içinde en çok kazanan tek tip McDonalds’lar ve Amerikan usulü AVM’ler oldu.

Çok çeşitlilik okyanusunda üretim-ticaret-tüketim her zamankinden daha fazla tek tip ve tek kural anlamına gelen standartlara bağlandı.”

Ulusalcılık bölümünde ise bazı cümleler şöyledir:

“Ulusalcılık, küreselciliğin ortaya çıkışıyla birlikte buna karşı direniş çizgisi olarak doğmuştur. Bu sözcük 1990’lı yıllardan başlayarak ideolojik siyasal bir duruşun adı haline gelmiştir

 

Kendi gerçekliğini yerel, Batı gerçekliğini evrensel saymaya alışmış entelektüeller ‘batıda var mı böyle bir şey’ sorusunun etrafında dolanarak anlam üretmeye çalışırken, ulusalcılık 2007 Cumhuriyet mitingleriyle vücut bulmuş, hemen ardından Silivri Cezaevi’nin mahkeme salonlarında yargılanırken yüksek tempolu bir tarih yazmıştır.”

“Entelektüel sığlık, ulusalcılık düşmanlarının bir numaralı özelliğidir.”

Yazar, Ulusalcılık bölümünde, Ulus-Devlet, Üniter Devlet başlığı altında:

“Yerel, her zaman güzel değildir. Yerel küçük olduğu için güzelse ‘haydi gelin köyümüze geri dönelim’ deyimini esas alalım, köyümüze dönelim. Yerel biteviyedir yani tekdüzedir. Tekdüzelik bunaltıcıdır. Gerektiğinde yardımına koşan dostun, gerektiğinde gönüllü gözcün ve polisindir.

Merkezden yönetim adına çizilen Ankara sırça köşkünde oturup köy çeşmesine karar verme resmi doğru değildir.”

Bu cümlelerle ortaya konan görüş çok doğrudur, ileride bu konu ile ilgili yazı yazacağım.

Eserin Tavırlar bölümünde, Anlamazdan Gelene Düz Mektup başlıklı bir kısım var. Bu kısımda:

“Anayasal vatandaşlık, Türk vatandaşlığını kaldırmak demek. Eşit vatandaşlık, etnik topluluklara ayrılmış sistem demek. Ortak vatan, Türkiye ve Kürdistan demek.” denilmektedir.

Bu eser bir ders kitabı niteliğindedir. Bu konuda bilgi edinmek isteyen herkese tavsiye ediyorum.

Paylaş

Yazar Hakkında

Hasan İleri

Yorum yapabilirisiniz

12 − six =