TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ FIRSAT

0

Türkiye içeride PKK terör örgütüyle büyük bir mücadeleye girmiş,  TSK ve güvenlik güçleri vücutlarını taşın altına koymuş durumda. Bu mücadele veya savaş meskun mahallerde cereyan ediyor ve güvenlik güçlerimiz cadde cadde, sokak sokak, ev ev ve de oda oda çarpışarak ilerliyorlar, meskun mahalleri bölücü örgütten temizliyorlar. Böylesi zor bir savaşta maalesef şehitler veriyoruz, yaralılarımız var. Bu bölgeleri bölücü örgütten temizlemek ve bu savaşı kazanmak için başka hareket tarzımız yok. Ya savaşı kazanıp ülkenin bölünmesini önleyecek tedbirleri alacağız ya da ülkenin bölünmesinin yolunu açacağız. 

Tabii PKK bu kadar güçlenmeden gereken mücadele yapılsaydı şimdi böylesi zayiat verilmezdi ve halk bu kadar zarar görmezdi. Ancak AKP iktidarı barış süreci adı altında PKK’nın bölgede güçlenmesine ve hakim otorite haline gelmesine  neden oldu. Devlet hafızasını bir tarafa bırakan, geçmişten ders almayan, sığ fikirlerle üretilmiş ( bir kısmı da yabancı ülkelerden devşirilen) stratejilerle hareket eden sözde devlet adamlarının ülkeyi bu duruma getirmeleri kabul edilemez. Tabii şu anda savaş devam ederken bunları, yakın geçmişteki hataların, yanlışların, ihmallerin, suçları dile getirmenin bir anlamı yok. Bundan sonra ne yapılabilir, ülke bölünmekten nasıl kurtulur  ona bakmamız gerekiyor. Tabii her şey olup bittikten sonra bütün bunların hesabı sorulacak ve sorumlular hesap verecektir. Bundan hiçbir kimsenin tereddüdü olmamalıdır.

Şimdi üzerinde durulması gereken husus Türkiye’nin başındaki bölücü terör belasının defedilmesidir. Bunun  için sadece TSK ve güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlar yeterli olmayacaktır. Bu operasyonlar şart ama yeterli değildir. Çok büyük zayiat ve mali kaynak harcanarak yapılan bu operasyonlar alınacak siyasi, sosyal, ekonomik, psikolojik, adli ve güvenlik tedbirleriyle kalıcı hale getirilmeli ve bölgedeki vatandaşlarımız rehabilite edilmelidir.

 AKP iktidarı dış politikasını değiştirmeli, Suriye ve Irak’ın parçalanmasına  yönelik ABD ve Batı politikalarını uygulamaktan vaz geçmelidir. İran ve Rusya ile iş birliği sağlanmalıdır. Bütün bunları yapmak için siyasi iklim müsaittir ve tam zamanıdır. AKP iktidarı Türkiye’nin önüne çıkan bu fırsatı mutlaka kullanmalı ve geçmişten ders almalıdır. Yeni Osmanlıcılık hayali ve mezhepçi politikalar bir yana bırakılmalı, ayakları yere basan, gerçekçi politikalar/stratejiler hayata geçirilmelidir. Türkiye çeyrek asırdan fazla süren bölücü terörü bitirmek için hayati bir fırsatı yakalamış durumdadır ve bu fırsatı mutlaka kullanmalıdır.

Paylaş

Yazar Hakkında

İsmail Hakkı Pekin

Yorum yapabilirisiniz

11 − 4 =