Padişah Buyruğu

0

Daha önce Ekrem Buğra Ekinci’nin “Sürgündeki Hanedan” adlı kitabından
alıntılar yaparak, 156 sı hanedan mensubu diğerleri de ağırlıklı
olarak zevce ile bakıcısı takıcısı vs. toplam 300 kişinin tek yönlü,
bir yıl geçerli kırmızı pasaportla sınır dışı edildiklerini zaman
zaman detaylandırarak yazmıştım.
Görüyorum ki halâ, padişah ve hanedan sevdalıları ortalıkta gerine
gerine gezmekte, halâ hanedana özlem duymaktadır.
Halen üzerinde 30 dan fazla devlet kurulu olan milyonlarca kilometre
kare vatan toprağı, hanedanların Dünyalıklarını yaptıkları savı ile
görmez, duymaz olmaları nedeniyle Anadolu’ya çekilmiş olan Türkler’i
bile tehlikeye atar duruma gelmişlerdi.
Anadolu’nun her karış toprağı düşman postalları altında ezilirken,
zevk sefa içindeki hanedanın bunu görmez olması, umursamamasına
karşılık Anadolu’nun bağrından çıkmış olan kahramanların,
vatanperverlerin mücadelesini görmezden gelen hanedan,
Bu yetmiyormuş gibi bir de buyruk yayımlıyor.

O buyruk şöyledir: “Kuvayı Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve
fesatla, anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak, asker
almak, bunun aksine hareket edenlere işkence ve eziyet ederek
şehirleri yakıp yıkmaya kalkışmak suretiyle iç güvenliği bozanların
tertipçisi oldukları iddiası ile haklarında dava açılan, Üçüncü Ordu
Müfettişliğinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış bulunan
Selânikli Mustafa Kemal Efendi, eski 27. Fırka kumandanı miralaylıktan
emekli İstanbul’lu Kara Vasıf Bey, eski 20. Kolordu Kumandanı Mirliva
Salacaklı Fuat Paşa ile eski Washington elçisi ve Ankara Milletvekili
Midilli Alfred Rüstem ve Sıhhıye eski müdürü İstanbul’lu doktor Adnan
Bey ile üniversite Batı Edebiyatı eski öğretmeni Halide Edip Hanım’ın
ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (1920) tarihli ve 20 numaralı karar
tutanağında yazılı olduğu üzere, Mülkiye Ceza Kanunu’nun 45.
Maddesinin 1. Fıkrası delâletiyle 55. Maddesinin 4. Fıkrası ve 56.
Maddesi uyarınca, sahip oldukları askeri ve mülki rütbe ve nişanlarla,
her türlü resmi ünvanlarının kaldırılmasına ve idamlarına, halen
firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının
haczedilerek, usulüne göre idare ettirilmesine dair İstanbul 1
numaralı sıkıyönetim mahkemesi tarafından gıyaben verilen hüküm ve
karar, ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere tastik
edilmiştir.
Bu padişahın buyruğunu yürütmeye harbiye nazırı görevlidir.

24 Mayıs 1336 (1920)
Sadrazam ve Harbiye Nazırı Vekili”
(Halil İbrahim İnal. Vahdettin ve Milli Mücadele. Nokta Kitap. 2007. İstanbul)

O günlerin sosyal ve ekonomik yanını hesap edebilen, milletlerin
gözünü oyan emperyalizmin hedeflerinin boyutlarını siz hesap edin ve
günümüze uyarlayın.
Günümüzde de Dünya aynı yapı içindedir.
Bu nedenle iktidar da muhalefet de aklını başına almalı. Kimin sonunun
ne olacağı belli değildir.
Makam ve mevki kimseyi kurtarmıyor örnekte görüldüğü üzre. 20.01.2016.
Alaeddin USTA. Ankara. Meritokrasi11@gmail.com

Paylaş

Yazar Hakkında

Alaeddin Usta

Yorum yapabilirisiniz

4 × one =