Onlara darbeci diyenler şimdi hapiste! Ali Türkşen ve Semih Çetin anlatıyor…

0

Balyoz kumpası mağdurlarından Kardak kahramanı Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen ve Emekli Tümamiral Semih Çetin CNN Türk’te yayınlanan Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Gündemi programına katıldı.
İşte dün gece yapılan o programdan satırbaşları:

“İSTİFA ETMELERİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

SEMİH ÇETİN: “Hulusi Akar’ın görevden alınması beni şaşırtmaz. Tüm kuvvet komutanları için de aynı şeyi söyleyebilirim. Değiştirilirse de süpriz olmaz, kalırsa da süpriz olmaz. Bu yönde bir girişim olacağını düşünüyorum ben.”

“Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Müsteşarlığı Cumhurbaşkanına bağlı olsaydı ve Kuvvet Komutanları Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı olsaydı bu yapı silahlı kuvvetlerin içerisinde olduğu sürece bu darbe girişimi gene olmaz mıydı? Olurdu. Demek ki teşkilat değişikliğiyle darbelerin önlenmesi mümkün değil. Darbeleri nasıl önlersiniz? Darbeleri, bu tip oluşumların, cuntaların silahlı kuvvetlerin içerisinde oluşmasına, yerleşmesine, bu kadar ileriye gitmesine engel olarak engel olursunuz.”

“Yani burada bir suçlama yok belki ama bir sorumluluk denen bir şey var. Bir komutan yaptığı ve yapamadığı her şeyden sorumludur. Dolayısıyla bu darbe girişimi gerçekleşmişse, üstelik iki senedir sürekli olarak bizlerin yapmış olduğu başvurulara rağmen geliyorum diyen bu darbeye engel olamıyorsanız, 16:00’da Mit Müsteşarının verdiği istihbarat bilgisine rağmen 18:00’de sizi gelip bizzat ikaz etmesine rağmen bu darbe girişimine engel olunamıyorsa bir komutan olarak sorumlulukları var diye düşünüyorum.”

13833104_10208844145195056_720789275_o“KANGREN OLMUŞ BİR KOLU KESMEZSENİZ O VÜCUT ÖLÜR”

SEMİH ÇETİN: “Bir ihmal var, bu ihmalin sorumluluğu da tabi ki komuta makamında olanlara çıkar. Onun için ben bunların istifa etmesi gerektiğini düşünüyorum. Silahlı kuvvetler yeniden yapılanacaksa yeni bir komuta kademesiyle çok daha iyi bir yapılanma içerisine girer. Şimdi bu kadar insan silahlı kuvvetlerden ihraç edildi. Silahlı kuvvetler zayıfladı mı diye bir soru işareti var kafalarda. Hastalıklı bir organı bir vücuttan çıkartıp atarsanız o vücut daha kısa sürede iyileşir. Kangren olmuş bir kolu kesmezseniz o vücut ölür. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri küllerinden doğacak, bu badireyi atlatacak. Sorumlu olanların hesap vermesi lazım. Tabi biz hep silahlı kuvvetleri konuşuyoruz, bunun tabi bir gün bekliyorum belki geç bile kaldı siyasi bacağı da var. Ona nereden başlamak lazım biliyor musunuz? Bunların ilk hükümetle o ana kadar zaten hükümet de bunu kabul ediyor, sayın Gündoğdu’nun bir açıklaması var, biz diyor bir evlilik yaptık yürümedi diyor. Şunu anlıyorum ben, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinde, üç ay içerisinde kurulmuş bir parti, yetişmiş yerleşmiş kadroları yok. Bu hazır kadrolar var, yargının içerisinde, silahlı kuvvetlerin içerisinde, emniyetin içerisinde bu hazır kadrolar var. Hükümet bunlara yol verdi o dönem, işbirliği yaptı. Çünkü zannediyordu ki askeri vesayet dedikleri sistem kendilerine tehdit, bu cemaat yapılanması da bu askeri vesayetten ülkeyi kurtaracak. Ama bunun böyle olmadığını ilk anladıkları yer, başbakanın ilk anladığı yer 7 Şubat 2012’dir. Mit Müsteşarının ifadeye çağrıldığı dönem. Burada birtakım tedbirler alınmıştır. En büyük tedbir nedir? Özel görevli mahkemeler kaldırılmıştır. Fakat özel görevli mahkemeler kaldırıldığı halde ellerindeki davanın bitirilmesine izin verildi. Davaları bitirdiler, ucube Balyoz kararları vesaire kararlar çıktı. Şimdi ben diyorum ki o dönemde özel yetkili mahkemelerin direktifini veren başbakan etrafına baksın o dönemde kendisine kim bu telkini yaptıysa, aman bu mahkemeler kalktı ama hiç olmazsa ellerindeki davaları bitirsin diyen siyasetçiler kimlerse etrafında başbakanın, o zaman kimler akıl verdiyse bence bu siyasilerin soruşturulmasına oradan başlasınlar, çorap söküğü gibi gelir diyorum.”

13633484_10208844518724394_635151347_o
“DARBEYİ ÖNLEYEN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN KENDİSİ” 

ALİ TÜRKŞEN: “Ben şuanda süpriz yaşıyorum zaten, o masanın etrafında niye oturuyorlar o komutanlar hala? Ben gayet süprizle karşılıyorum bu durumu. O sorumlu komutanlar niye hala o masanın etrafındalar da oturmadan önce üniformalarını çıkarmadılar, istifa etmediler ben anlamıyorum. Askeri bir birlikte en ufak bir aksama olduğunda, bir sıkıntı olduğunda, küçücük bir suç olduğunda hemen karşılığında mahkemesi vesairesi birtakım şeyler yapılır. Siz bu olanları hangi gerekçeyi bulacaksınız yani? Hulusi Akar kime bağırmış ben anlamadım az önce, darbecilere mi bağırmış? Çok iyi bağıramamış herhalde sonuçta bu duruma geldik. Hem jargon olarak hoş olmamış hem de bağırmış, ikna edememiş. Ne olmuş sonra? Hala Genelkurmay Başkanı üniformasıyla oturuyor, çok acı. Bu masanın etrafında oturmamaları lazımdı.”

“Demokrasi nöbeti sürüyor, Türk halkının darbeye gösterdiği direnç kesinlikle ortada. Yalnız bizim bilmediğimiz birçok hikaye var ve biz bu programlara katıldıkça sağ olsunlar bizi de bilgiyle besledikleri için birçok hikayeyi de öğreniyoruz. Aslında darbeyi önleyen de yine Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisi, bunu da herkesin bilmesi lazım. Özellikle de bütün bu Balyoz olsun, Poyrazköy olsun, Askeri Casusluk olsun, bütün bu davalarda yargılanan insanların -darbe böyle önlenir, bağırarak önlenmez- hepsi silahını beline takıp, sırtlarına yine kendileri gibi aynı davada yargılanmış arkadaşlarını da alarak birebir bu insanlarla mücadele etmesi sonucu durmuştur darbe. Yani aslında darbeyi gene kendi içerisinde önleyen silahlı kuvvetleri bunun da böyle bilinmesi lazım. Türk milleti tabi ki tankın, topun, tüfeğin karşısında durdu ama eğer içeride bu desteği bulmasaydı darbe başarılı olurdu. Bir zamanlar bu davalarda darbeci olarak yargılanan arkadaşlarımız mücadele ettiği için darbe başarısız oldu.”

13836003_10208844329559665_8289961_o
“ORDUNUN BİR TEK İDEOLOJİSİ OLUR”

SEMİH ÇETİN: “Geçen gün televizyonda izliyorum, birisi diyor ki Fethullah Gülen örgütünün dini motivasyonu yokmuş, ideolojisi bile yokmuş. E peki madem dini motivasyonu yoktu da silahlı kuvvetler bunları ordudan atarken neden dindar insanları, namaz kılan insanları ordudan atıyoruz diye, dinsiz ordu diyerek insanlar ayağa kalktı?”

“Ordunun bir tek ideolojisi olur. Nedir o ideoloji? Bu ülkenin bir kuruluş felsefesi var. Cumhuriyete bağlı, laiklik, demokratik hukuk devletine bağlı bağımsız Türk devletinden yana bir ideolojisi vardır ordunun. Şimdi bakıyoruz Adalet ve Kalkınma Partisi’nin binasına Atatürk posteri asılmış. Ne kadar güzel bir şey. Niye bugüne kadar asılmadı?”

“Türkiye’nin fay hatlarını ortadan kaldırmamız lazım. Bu fay hatları bizi buraya getirdi ve bu fay hatlarından faydalanan da bize bunları yapan üst akıl oldu. Hep onlar kazandılar. Şimdi son darbe girişimine bakalım.Üst akıl, darbe başarısız olsa da başarı olsa da kazanacağı bir duruma getirdi Türkiye’yi.”

“Sokaklardaki insanlarımıza bakıyoruz. Bu insanların yaptıklarını kimse küçümsemiyor. Küçümseyemez de zaten. Yani tankın altına yatan, helikopterin üstüne atlamaya çalışan adamın kahramanlığını küçümsemeniz mümkün değil. Ama onun bugün televizyon televizyon dolaşıp kahramanlığı anlatma imkanı var. Ama Türk Silahlı Kuvvetlerinde şuanda üniforma giyen insanların hiçbir tanesinin çıkıp da bunları televizyon ekranlarında söylemeye hakkı yok, zaten suç. Onlar kendilerini ifade edemiyorlar, onlar kendilerini anlatamıyorlar.”

“Fethullah Gülen örgütünün temel amacı Türkiye Cumhuriyeti Devletini ele geçirmek. Fethullah Gülen örgütü bunu yaparken Amerika Birleşik Devletleri’nin veya üst akılın hizmetinde olduğunun farkında. Ama o kendi amaçları doğrultusunda bu işi yapıyor. Amerika’nın müttefiki olarak gelecekti o zaman buraya. Batının emrindeyim diye açıklaması var. 12 Eylül 1980 ihtilalini en çok destekleyen grup. Çünkü öyle bir ortam buldu ki kendine bugünlere gelebilmek için. Dolayısıyla bunların nihai amacı devleti ele geçirmek.”

“Liyakat, liyakat, liyakat. Bu namaz kılmış, bu oruç tutmuş… Bunlar kriter olamaz. Balyoz’dan sonra otomatik terfiler başladı. TSK komutasının yarısı Fethullahçı subaylarla değiştirildi.”

“Ben dönmem. Çünkü Balyoz, Askeri Casusluk, bu davalar TSK’nın hiyerarşik yapısını bozdu. Teknik açıdan imkan yok bizim yapabileceğimiz görevler dolu kadro yok. Ben bir süre siyasetle uğraştım. Ordu ve siyaset bir araya gelemez. Buna karşıyım, orduda particilik, mezhepçilik olmaz. Siyasi görüş beyan etmiş biri olarak dönemem.”
13835626_10208844454762795_1093215493_o“FETHULLAH’IN AMİRALİNE SELAM VERMEM DEDİĞİM İÇİN NECDET ÖZEL DAVA AÇTI”

ALİ TÜRKŞEN: “Benim bu yaşananlardan sonra istifa edesim geldi. Ben emekli oldum ama kimse istifa etmiyor bari ben edeyim. Yarın öbür gün bence Hulusi Akar’a hukuki anlamda sorulması gerek sorular var. Zamanlama olarak ne zaman haber aldı, ne zaman haber verdi, neden Hava Kuvvetleri Komutanına haber vermediği gibi sorular var. Sizin görevinizi yapmamanızın dışında birtakım sorulara cevap vermeniz lazım hukuki anlamda. Bunun dışında şuan ki komuta kademesinin şuan bu kalkışmaya yeltenen tüm vatan hainlerinin terfisinde etkili oldu mu olmadı mı? Ben sorumluluk olarak istifa etmelerini beklerdim, onlar etmiyor biz edeceğiz yani.”

“Siz silahlı kuvvetlerin de hakkını teslim etmezseniz, hala silahlı kuvvetlerde çalışan insanların da yüreğini ezersiniz. Hakkı teslim edilmesi gereken bir grup daha var ve bence bu olayların biraz daha öne çekilmesine sebep. Bunu kamuoyu algılayabiliyor mu bilmiyorum, o insanların da ismini zikretmek lazım. Çok yakın bir zamanda İzmir’de Askeri Casusluk Davası’ndan sebep İzmir’de bir iddianame düzenlendi. O İzmir’deki iddianame nedeniyle, şuanda kendisi yurtdışında kaçak durumunda ve tümamiralliği de ortadan kaldırılmış , yani ordudan atılmış bir tümamiral sanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı.”

“Ben cezaevinden çıktından sonra Fethullah’ın amiraline selam vermem diye bir beyanım var. Sürekli söylüyorum. Necdet Özel, dönemin Genelkurmay Başkanı dava açtı. Dedi ki, Fethulahçı yapılanma silahlı kuvvetlerde kesinlikle yoktur. Dolayısıyla sen disiplini bozucu bir tavır içerisinde bu beyanı yapıyorsun seni mahkemeye veriyorum disipsizlikten. Necdet Özel mahkemeye verdi. Necdet Özel’in aynı dönemde askeri birlikleri dolaşarak topluluk önünde Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde Fethullahçı yapılanma diye bir yapılanma yoktur, bunu iddia eden varsa gelsin bizzat bana söylesin dediği şahitlidir. Tabi benim dava sürecim devam etti, dediler ki ne biliyorsanız gelin Genelkurmay Askeri Savcılığına anlatın. Askeri Savcılıkta bizim gidip de bunları anlattığımız insanların hepsi şimdi hapiste.”

Paylaş

Yorum yapabilirisiniz

twelve − ten =