Freedom House Türkiye’deki Darbe Girişimini Nasıl Okuyor?

0

ABD’nin devletle iç içe girmiş düşünce kuruluşlarından, ‘dünyada özgürlükleri güvence altına almak için uğraşan’ Freedom House, Twitter hesabından Türkiye’de olan biteni değerlendirmek için başvurulabilecek, Vox Medya’dan Zack Beauchamp’ın kaleminden çıkmış bir makaleyi paylaştı.

Makalede “Bu olay Erdoğan’ın Türkiye’de otoriter kontrol arayışını besleyebilir. Eğer Türk sivil yönetiminin koruyucusu olarak görülürse, popülerliği hızla yükselebilir.” deniyor.

Beauchamp’ın makalesi, Batı’nın ortak görüşü gibi gözüken ‘Darbeden AKP Hükümeti yarar sağlayacak,’ savına alışılagelenin dışında bir Kemalizm-Dincilik çatışması ekseninden bakıyor. Türkiye için pek de sorgulanmadan kabul edilen ‘TSK Kemalizm’in kalesidir ve darbeler Kemalizm’i korumak için yapılmıştır’ kalıbını kullanıma sokuyor. İslam’ı TSK’nın düşmanı konumuna getirmekten çekinmiyor.

Freedom House’un ülkemizde olan biteni okumak için önerdiği makalede şunlar söyleniyor:

Türkiye’deki Darbeyi 500’den Az Sözcükle Açıklıyoruz -Zack Beauchamp

Cuma öğleden sonra, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin henüz belirlenememiş bir kümesi, Recep Tayyip Erdoğan hükümetine karşı bir darbe girişiminde bulundu.

Darbenin başındakiler, bütün Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuştuğunu iddia ederek, Erdoğan ve partisi seçimle başa gelmiş olmasına rağmen, demokrasiyi korumayı amaçladıklarını söylediler.

“Türk Silahlı Kuvvetleri; anayasal düzeninin, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin tekrar temin ve tesisi; ülkede hukukun üstünlüğünün yeniden hakim kılınması; bozulan asayiş düzeninin tekrar sağlanması; maksadıyla ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur. Tüm uluslararası anlaşmalarımız ve taahhütlerimiz geçerliliğini korumaktadır. Tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkilerimizin devam edeceğini temenni ederiz.” şeklinde bir açıklama yayınlandı.

Bu Amerikalılara delice geliyor olabilir ama Türkiye bağlamında biraz da olsa mantıklı olduğunu söylemek gerekiyor. Modern Türk Cumhuriyeti 1923’te, günümüzde Kemalizm adını almış demokratik milliyetçilik ve ödünsüz laikliğe kendini adamış eski bir subay olan, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuştur.

Türk Silahlı Kuvvetleri kendilerini Kemalizm’in koruyucusu olarak görmektedir ve Türkiye’nin demokrasisini kaos ve İslam etkisinden korumak amacıyla 1960’tan beri 4 kere darbe yapmıştır. Her defasında, TSK ülkenin demokrasisini geri getirmiştir -her defasında birkaç adım geri gitmiş biçimde olsa da.

Erdoğan’ın Türk demokrasisine ve laikliğine bir tehdit olduğu açıktır. Türk okullarını İslamcı çizgilerde “değiştirmiş” ılımlı islamcı bir parti olan AKP’yi yönetiyor. Türkiye’nin basın özgürlüğüne son vermek için uğraşmış ve cumhurbaşkanının eline tehlikeli ölçülerde güç verecek anayasal değişiklikler yapmıştır.

TSK’nın geçtiğimiz yıllarda bu gelişmelerle ilgili şaşırtıcı derecede sessiz kalmış olması, Erdoğan’ın onları da başarılı bir şekilde boyun eğmeye zorlamış olduğunu düşündürdü. Ama bu darbe girişimi -darbe liderlerinin bildirisi göz önünde bulundurulduğunda- ordudaki bir grubun Kemalist tutuculuğun uygulayıcıları olan geleneksel rollerini yerine getirdiğini öne sürüyor.

Şimdilik başarısız oluyorlar gibi gözüküyor. Air War College’da bir siyasal bilimci olan Naunihal Singh’e göre liderler ordunun öbür üyelerini kaçınılmaz olarak başaracaklarına inandırdığı zaman, darbe başarılı olma eğilimi gösterir. Eğer direnişin boşuna olduğu düşünülürse, yönetime sadık olanlar bile her şeyi akışına bırakacaklardır.

Olan şey bu değil gibi görünüyor. Olay yerinden alınan haberlere göre, ordudan kalabalık gruplar, sokak eylemcileri, Erdoğan karşıtlarının da dahil olduğu ileri gelen politikacılarla birlikte Erdoğan’ın tarafına geçti. The New York Times Erdoğan’ın İstanbul’a indiğini bildirdi. Eğer güvenli olmasaydı, bunu yapmazdı.

Bir sonuca varmak için hala erken, ama bütün bu sinyaller darbenin başarılı bir şekilde kaçınılmazlık algısı yaratamadığını gösteriyor. Silahlı Kuvvetler bölünmüş durumda kalacak ve darbe başarısız olacak gibi görünüyor.

İronik bir biçimde, bu olay Erdoğan’ın Türkiye’de otoriter kontrol arayışını besleyebilir. Eğer Türk sivil yönetiminin koruyucusu olarak görülürse, popülerliği hızla yükselebilir. Bu popülariteyi, uzun vadeli planına göre, ona olağandışı güçleri tanıyacak anayasal değişiklikler için TBMM’de oy almada kullanabilir.

Eğer böyle olursa, darbe liderleri hem Türk hükümetinin kontrolünü ele almakta, hem Kemalizm’i dönemin en büyük düşmanından korumakta çifte başarısızlığa uğramış olur.

Paylaş

Yorum yapabilirisiniz

15 − 7 =