Dış Siyaset ve Uluslararası Sözleşmeler – Yazan Erdal TEKİN

0

Dünya Türk İş Konseyi Kurultayı´nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Can Dündar ve Erdem Gül´ün davalarına dinleyici olarak katılan Dış Misyon Şeflerine yönelik şunları söylemişti.

“Siz kimsiniz ya, sizin ne işiniz var orada? Yani diplomasinin de bir edebi var, adabı var. Burası senin ülken değil, Türkiye. Sen konsolosluk binası veya konsolosluk sınırları içerisinde hareket edebilirsin, diğerleri izne tabidir.

Bunlar kalkıp bu ülkenin içerisinde bir gövde gösterisini yapabilecek kadar haddi tecavüz edebiliyorlar.

Oynanan oyunun tarzını göstermesi bakımından bu çok önemli. Demokrasi, insan hakları, özgürlük, seçim laflarını dillerinden düşürmeyenlerin, halkın desteğini alarak iş başına gelenlerle darbeciler karşı karşıya geldiğinde tercihlerinin hangisinden yana olduğunu hep birlikte takip ediyoruz, görüyoruz.”

Erdoğan’ın bu şekilde konuşmaya iten ve meşruiyetini aldığını düşündüğümüz uluslararası sözleşme olan “Viyana Konvansiyonu” na bakmak zarureti doğmuştur.

Devletlerarasında yapılan yazılı antlaşmaların yapılışı ve uygulanışına dair kuralları düzenleyen belge Viyana Antlaşmalar Hukuku Konvansiyonu´dur. Viyana Konvansiyonu, tam adıyla; diplomatların görevli bulundukları ülkelerdeki diplomatik ilişkilerini, ayrıcalıklarını, ve dokunulmazlıklarını belirleyen uluslararası bir anlaşmadır.

Viyana Sözleşmesi’nin 3. maddesinin (d) bendinde, bir diplomatik misyonun görevleri olarak şunlar sıralanıyor: “Bütün yasal imkânlarla, kabul eden devletin durumunu ve gelişmelerini tespit etmek. Bunlar hakkında gönderen devlet hükümetine bilgi vermek.”

Sözleşmenin bu maddesi üzerinden bakıldığında ve ilgili mahkeme tarafından duruşmanın gizli yapılmasına ilişkin bir karar alınmadığı müddetçe, o duruşmaya o ülkede yaşayan herkesin izleyici olarak girebileceği açıkça görülmektedir. Bunu engelleyen hiçbir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Büyükelçilerin ve Konsolosların bulundukları ülkede, görevlerini nasıl yerine getirecekleri konusunda Viyana Sözleşmesi ortada duruyorken ve dış misyonlar buna göre görev ve sorumluluklarını yerine getiriyorsa, bir devlet başkanı olarak bu kişilere karşı kullanılan dil ve söylem doğru olmamıştır.  Yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü açısından Türkiye ile ilgili fasıllar açıldığı herkesin malumu. Zaten o fasıllar çerçevesinde bu tarz davaları takip etmelerini gayet makul karşılamak gerekir. Ondan dolayıdır ki Viyana Sözleşmesinin dışında diş misyonlara bu fasılların açılması ile de bir sorumluluk uluslararası çerçevede verilmiş durumdadır. Takip etmeleri artık görev alanları içindedir.

Davayı izlemeye gelen diş misyonların, bulundukları ülkedeki önemli olayları takip etmeleri belirtildiği gibi Türkiye´nin içişlerine karışmak anlamına gelmemektedir. Bu kişiler katıldıkları bu davada mahkemeye herhangi bir telkin ve talimat da bulunmamışlardır.

Türk diplomatları, görev yaptıkları ülkelerde, Türkiye’yi ilgilendiren / ilgilendiği pek çok davayı yakından takip etmektedirler. Almanya´da “ırkçı cinayetler” olarak nitelen NSU davasına Almanya´daki, Türk Büyükelçisi ve birçok konsolos izleyici olarak katılmış ve davayı izlemişlerdir. Bu hakkı Büyükelçilerimiz ve Konsoloslarımız ilgili Viyana Sözleşmesinden almışlardır.

Avrupa Birliği, gelinen bu noktadan sonra Türkiye´nin bir daha demokrasi kesintisine uğramasını istememektedir. Demokrasi ve Hukuk çizgisinde uzaklaştığını gördüğünde ise uluslararası hukuktan doğan hakları çerçevesinde hareket etmektedirler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, unutmaması gerekir ki, kendisi de yaşadığı veya haksızlığa uğradığını düşündüğü bir durumda diş misyonlarla görüşmüş, siyasi geleceği içinde  zamanın ABD Savunma Bakanı´na mektup yazarak destek istemiştir.

Tüm bunlara baktığımızda, uluslararası sözleşmeler ortadayken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemi ve kullandığı dil, uluslararası diplomasi açısından kabul edilir bir durum değildir.

Türkiye, uluslararası çerçevede yaşadığı olumsuzlukları gidermeye ve ortadan kaldırmaya yönelik dış siyasetine yön vermesi gerekirken, bu şekilde yürüttüğü dış siyasetle sorunlar yumakçığını büyütmektedir.

Erdal Tekin Almanya – NRW Sosyal Demokrat Dernekleri Koordinatör.

 

 

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Erdal TEKİN

Yorum yapabilirisiniz

11 − 5 =