Büyük Sermayenin Emrindeki Siyaset

0

Sermaye güçlerinin denetimi altında bulunan ve aynı anlayışta olan iki partiden oluşan Amerikan siyasi dizgesi için, Prof. Dr. Türkkaya Ataöv şunları söylemektedir: “Amerika’da iki siyasi parti vardır: Cumhuriyetçiler ve Demokratlar. Ancak, federal düzeydeki bu iki partinin arasında önemli bir ayrım yoktur. Birinin tutucu, ötekinin de liberal olduğu, daha açıkçası, birinin programının ötekinden ayrımlı olduğu doğru değildir. İkisinin de gündemi temelde aynıdır. İki parti görünümüyle demokrasi imgesi yaratarak aynı amaca, nöbetleşe hizmet ederler. İkisi de aynı para düzeninin yaratığıdır. Çoğu kez aynı kişiler, her ikisine birden para verirler. Gerçek bir ‘ikinci seçenek’ olacak, üçüncü bir partiye izin yoktur…”

Amerikan parti dizgesinde, adayların iki dereceli seçimle, yani önceden belirlenen delegeler aracılığıyla seçilmesi, genel bir uygulamadır. Bu yöntem özellikle başkanlık seçimlerinde uygulanmaktadır. Bu nedenle delege belirlemeleri, iki parti içinde de yoğun iç çekişmelere yol açar.

Burada söz konusu olan parti içi demokratik yarışma değil, değişik çıkar kümelerini temsil eden hizipler arasındaki çatışmadır. Siyasi düzeyi ve yetenekleri ne denli yüksek olursa olsun, arkasına herhangi bir sermaye kesiminin desteğini almayan delegelerin seçilme şansları yoktur. Bu nedenle hizipçilik, entrika ve rüşvet, siyasetin temel unsurları durumuna gelmiştir. Bu durum, yapılan işin niteliğinden kaynaklanan, zorunlu bir sonuçtur.

Maurice Duverger bunu şöyle açıklayacaktır: “Amerikan partileri, federal devlet yasalarıyla resmen belirlenmiş olan bir çeşit ön-seçim makineleridir. Bu nedenle çok sıradışıdırlar; bunlar ideolojik gruplar ya da sınıf toplulukları da değildir. Her biri, federal devletin muazzam büyüklükteki ülkesi içinde, çok farklı ve çok çeşitli sosyal konuma sahip kişileri bir araya getirir. Gerçekte bu partiler, oy toplama ve ganimet sisteminin sağladığı yönetim organlarını ele geçirmede uzman kişilerden kurulu takımlardır.”

Hizipler aracılığıyla parti içinde güçlü bir biçimde temsil edilen parti dışı güçler; uygulanacak programları, çıkarılacak yasaları ve bu işi yapacak kadroları belirleme gücüne sahiptirler. Adayların belirlenmesi, iş çevreleri ve onlar adına davranan örgütler için o denli önemlidir ki; bu önem, şirket-parti ilişkilerini siyasete yön veren belirleyici unsur yapmıştır.

Bu durum Amerikan tarihinin her dönemi için geçerlidir. Yasama ve yürütme organlarına öyle insanlar seçilmelidir ki; bunlar, yetkili kurumlar dışında oluşturulan istekleri herhangi bir uyarıya gerek kalmaksızın, eksiksiz yerine getirmeli ve gereksinim duyulan yasaları gecikmeksizin kabul etmelidir. Bu tür ilişkiler üzerine kurulmuş olan iki partili siyasi düzende, Cumhuriyetçi ve Demokrat Partiler, dönüşümlü olarak yönetime gelirler; bu partilerin asla ödün vermedikleri tek ilke, büyük sermaye kesiminin çıkarlarına aykırı bir iş yapmamak ve onlarla çatışmamaktır.

Amerikan toplumunu inceleyen araştırmalarıyla tanınan ünlü Amerikalı ekonomist Prof. Lester C. ThurowKapitalizmin Geleceği adlı yapıtında, Birleşik Devletler’de siyasi partilerle seçim konusunu da ele alır ve şunları söyler: “Siyasi partiler, geleceğe giden seçeneklerin tartışılmasında, ayrımlı ideolojik inanışlara sahip değilse, demokrasi ne gibi bir anlam içerebilir? (Ayrımlılıklar olmadığında y.n.) Seçimler, basit konular üzerinde dönen beğeni yoklamalarına dönüşür ve televizyonda en iyi kimin göründüğüne bağımlı olur. Seçimler bir dolandırıcılar kümesini, diğer bir dolandırıcılar kümesiyle değiştirmek olarak görülmeye başlanır. Herkes başka birinin değil, kendi etnik kümesinin, ganimetlerden yararlanmasını sağlamak için oy kullanır.”

Ulusal Sanayiciler Birliği, Birleşik Devletler Ticaret Odası, Amerikan Bankerler Birliği, Amerikan Çiftçiler Birliği, Sanayi Örgütleri Kongresi gibi örgütler, her iki parti üzerinde de kesin bir egemenlik kuran, parti dışı kuruluşların önde gelenleridir.

Büyük sermaye kesimleri ve onlar adına davranan örgütlerin siyaset üzerindeki etkileri, bugün çok daha güçlü duruma gelmiştir. İşçiler başta olmak üzere, çalışan kesimin siyaset dışında kalması, sermaye güçlerine içinde serbestçe davranabilecekleri siyasi bir ortam yaratmaktadır. Siyasi seçeneksizlik ve örgütsüzlüğün yaygın olduğu bu ortam, onlara “tam bir özgürlük” vermektedir.

Şirketler, partiler ve partilerin yönetime taşıdığı kadrolar arasında sağlanan ve siyasi gelenek durumuna gelen uygulamalar, Amerika’daki yönetim biçimini ancak otokratik düzenlerde görülebilen ve çok küçük bir azınlığı temsil eden bir oligarşiye dönüştürmüştür

19. yüzyılda, sermaye sınıfının tümünün temsil edilmesine olanak sağlayan siyasi düzen, bugün yalnızca mali ve sınai tekellerin yararlandığı, işleyişe dönüşmüştür. Devlet politikalarına yön veren üst düzey kadroların hemen tümü, büyük şirketlerle doğrudan bağlantılıdır.

Bugün, ABD üst yönetiminde yer alan kişilerin niteliği, bunu açıkça ortaya koymaktadır. George W. Bush, başkan olmadan önce Arbusto-Bush Petrol Arama Şirketi ve Harken Petrol Şirketi’nde çalışıyordu; Başkan Yardımcısı Dick Cheney Halliburton Petrol Şirketi’nin yönetim kurulu başkanıydı. Kimi yöneticilerin görevleri ve geldikleri yerler şöyledir: Başkanlık Ulusal Güvenlik Danışmanı Condoleezza RiceChevron Petrol Şirketi yönetim kurulu üyesi; Ticaret Bakanı Donald Evans, Tom Brown Petrol Şirketi yönetim kurulu başkanı; İçişleri Bakanı Gale Norton, enerji şirketleri avukatı; Enerji Bakanı Spencer Abraham, otomotiv endüstrisi temsilcisi.

 

Paylaş

Yazar Hakkında

Metin Aydoğan

Metin Aydoğan, 1945’de Afyon’da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini İzmir’de, yüksek öğrenimini Trabzon’da tamamladı. 1969’da Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesini bitirdi. Yüksek öğrenimi dışında tüm yaşamını İzmir’de geçirdi. Örgütlü toplum olmayı uygarlık koşulu sayan anlayışla, değişik mesleki ve demokratik örgütlere üye oldu, yöneticilik yaptı. Çok sayıda yazı ve araştırma yayınladı, sayısız panel, konferans ve kongreye katıldı. Sürekli ve üretken bir eylemlilik içinde olan Metin Aydoğan, yaşamı boyunca yazdı, yaptı ve anlattı. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Yorum yapabilirisiniz

2 × three =