Barış DOSTER yazdı: “Ülke Yönetmekte Başarı Nedir, Ne Değildir?”

0

Belleklerimizi tazeleyelim. Birkaç yıl öncesine dek, terör örgütü IŞİD için kimin “asabi gençler” dediğini anımsayalım. Kimin terör örgütü lideri Öcalan’a “sayın”, şehitlere “kelle” dediğini anımsayalım. Kimin Oslo müzakerelerinde terör örgütü liderlerine, “Şehirlerde bombaları nerelere yerleştirdiğinizi biliyoruz. Bize güçlük çıkarmayın. Güneydoğu Anadolu’da size zorluk çıkaran kamu görevlilerini bize bildirin. Gereğini yapalım. Anayasa değişikliği konusunda yüzde 95 aynı fikirdeyiz” dediğini anımsayalım. Açılım kapsamında terör örgütü yöneticileriyle yapılan pazarlıklar için kimin önce “Ben görüşmem, devlet görüşür”, sonra “Görüştüğümü iddia edip kanıtlayamayan şerefsizdir, alçaktır” dediğini, ardından da, aracılar vasıtasıyla görüştüğünün ortaya çıktığını anımsayalım. Dolmabahçe’de hükümet ile HDP arasındaki 10 maddelik uzlaşma metnini, Dolmabahçe mutabakatı görüntülerini anımsayalım. Reisicumhur seçimlerinden önce, Diyarbakır’da kapatılan hava üssünü ve bunun bir jest olarak sunulmasını anımsayalım. “Analar ağlamasın, şehit cenazeleri gelmesin” diye terör örgütüne her türlü ödünü verip, buna karşın terör örgütüne karşı operasyon yapmak isteyen askerlere operasyon izni vermeyen kamu görevlileri, valiler, kaymakamlar kimlerdi, bunlar kime bağlıydılar, anımsayalım. Bu süreçte terör örgütünün psikolojik üstünlük sağladığını, alan hakimiyeti elde ettiğini, kadrolarını gençleştirdiğini ve asla silah bırakmayacağını defalarca açıkladığını anımsayalım.

Gelelim işin dış politika boyutuna. Suriye’de rejim karşıtı her kim var ise onu destekleyen Türkiye, bu örgütlerin dönüp Türkiye’yi vuracağını öngöremedi mi? Birkaç yıl öncesine dek Ankara’da hariciye nezaretinde, istihbarat teşkilatında balla- börekle, çayla- kahveyle ağırlanan PYD lideri Salih Müslim’in, PKK terör örgütünün Suriye uzantısı olduğunu bilmiyor muydu? Salih Müslim’e Suriye lideri Esad’a karşı mücadele etmesini, bu sayede Türkiye’den destek göreceğini söyleyenler kimlerdi? Irak işgalinden sonra bağımsız bir Kürt devleti yönünde adım adım ilerleyen Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi lideri Barzani, kimin kankası? Irak anayasasını çiğneyerek kiminle petrol ticareti yapıyor? Son günlerde hükümeti eleştiren, bir dönemin önde gelen isimlerinden Hüseyin Çelik, alçakça bir terör saldırısı sonrasında şehit verdiğimizde, “Üç beş Mehmet öldü diye meclis mi toplanır” dememiş miydi? Bağımsız Kürt devleti kurulursa Türkiye’nin tanıyacağını söylememiş miydi? Seçimlerden, referandumdan önce, Gezi direnişi sırasında terör örgütü eylem yapmadığı zaman, kimler HDP’ye, dolayısıyla terör örgütüne bu “duyarlı tavrı” nedeniyle teşekkür etmişlerdi? Kimler, o zamanlar İmralı sakini dedikleri terör örgütü lideri için, “Dünyayı iyi okuyor. Çözüm sürecine katkı sunuyor. Zaten Mülkiye’de talebeyken namazında niyazında bir gençmiş” diye pazarlama faaliyeti yapmışlardı? Onun cezaevi koşullarını iyileştirmek için, İmralı’ya mahkûm yollamışlar, odasına televizyon koydurmuşlardı?

Dahası var: Türkiye’nin siyasi, iktisadi, askeri gücünün boyutlarına, yumuşak güç unsurlarına, devlet kapasitesine bakmaksızın, Türkiye’nin Ortadoğu’da taraf olduğu sorunlara hiç değinmeksizin, Rusya’ya, İran’a, Irak’a, Suriye’ye düşmanlık beslemek, kime ne fayda sağladı? Barzani ve İhvan’la, Suudi Arabistan ve Katar’la ittifak kurmak Türkiye’yi büyüttü mü? Cumhurbaşkanı, Rusya’nın Suriye’ye yönelik ilgisini eleştirirken “Rusya’nın Suriye ile sınırı yok ki” diyordu. İyi güzel de, Türkiye’nin de Mısır’la, Libya’yla sınırı yok ama bu ülkelerin içişlerine karışıyor. Şimdi ikisinde de büyükelçimiz yok. Bu başarı mı? ABD başka bir kıtanın, Amerika kıtasının devleti, ama Ortadoğu başta, sınırı olmayan birçok bölgeyle, ülkeyle yakından ilgileniyor. Oraları işgal ediyor, oralarda darbe yapıyor, iç savaş tezgâhlıyor, hükümetleri deviriyor. ABD için niye kalkıp, “ABD’nin Ortadoğu’yla sınırı yok ki” denilmiyor?

Türkiye’yi kendi iktidarları döneminde orta büyüklükte bir bölgesel aktör olmaktan çıkarıp dünya gücü yaptıklarını söyleyenler, Somali’ye yardım konvoyu yollamakla, Suriyeli sığınmacılar için 10 milyar dolar harcayıp, Avrupa’dan önce 3 sonra da 6 milyar dolar Euro istemekle büyük güç olunamayacağını öğrenemedikleri için, başımıza geliyor bu işler. Büyük devletin bir başka devletle ilgilenmesi için, onunla sınır komşusu olmasının gerekmediğini bilmedikleri, ama büyük sözler ederek değil, büyük işler yaparak, caydırıcı olarak, ileri teknoloji üreterek, saygın bir askeri güce sahip olarak, sorun çözerek, sözünün arkasında durarak büyük devlet olunabileceğini bilmedikleri için başımıza geliyor bu işler. Cumhuriyet’e “parantezdi, enkaz bıraktı”, ulus devlete “miadı doldu, hesaplaşmak gerekir”, Cumhuriyet kurucularını“iki ayyaş”, Cumhuriyet’in bölge merkezli dış politikasına, “pısırık, içe dönük, başarısız, tarihten ve coğrafyadan kopuk, statükocu”, Cumhuriyet’in başarılı diplomatlarına “monşerler” dedikleri için, başımıza geliyor bu işler.

Paylaş

Yazar Hakkında

Barış Doster

Yorum yapabilirisiniz

four × 2 =